Sistit, çeşitli mikrobik ajanlar tarafından oluşturulan mesane enfeksiyonudur. Cinsel ilişki, idrar yolundan yapılan müdahaleler, doğum, nörolojik problemler, mesanede taş veya herhangi bir yabancı cisim varlığı, su tüketiminin az olması, mesanenin enfeksiyon ajanlarına karşı biyolojik savunma bariyerlerinin yetersiz olduğu durumlar sistit gelişimine sebep olurlar. Hamilelik sırasında, özellikle erken dönemde idrarda önemli derecede bakteri çıkışı (bakteriüri) saptanır. Kadınlar hamilelik sırasında ve hemen ertesinde idrar yolları enfeksiyonu açısından risk altındadırlar ve saptanan herhangi bir enfeksiyon hemen tedavi edilmelidir.

Belirtileri şunlardır: Sık işeme, acil işeme hissi, idrar yaparken yanma, geceleri idrara çıkma, karnın alt kısmında ağrı ve rahatsızlık hissi sık görülen yakınmalardır. Sıkışma şeklinde idrar kaçırma ve kanlı idrar yapma görülebilir, yüksek ateş ise nadir görülür.

Tanı: Basit idrar tahlili ile enfeksiyon varlığı ve idrar kültürü ile de enfeksiyona sebep olan mikrobun cinsi saptanarak tanı konulur.

Tedavi: Sorumlu olarak saptanan mikrobik ajana yönelik antibiotik tedavileri uygulanır. Ancak hamile hastalarda gebelik göz önüne alınarak uygun ve fetusa zarar vermeyecek ilaçlar seçilmelidir. Sıvı tüketiminin arttırılması, kişisel hijyene özellikle genital bölgenin temizliğine dikkat edilmesi, taş ve benzeri idrar yolları problemlerinin çözümlenmesi, vaginal akıntı, enfeksiyon gibi durumlarda tedavi uygulanması alınacak önlemler arasındadır. Genel önlemlere ek olarak, hamilelik döneminde takipler sırasında idrar analizlerinin yapılması tavsiye edilir.


İntersitisyel Sistit
Kronik aşırı pelvik ağrı ve günlük aktivitelerin kısıtlanması değişmeyen bulgularıdır.
Sık idrar yapma, urge ( sıkışma hissi ), noktüri ( gece idrara çıkma ), cinsel temasla ağrı ve suprapubik ağrı ile karekterize olan mesanenin etyolojisi bilinmeyen kronik inflamatuar bir hastalığıdır.
Hastalığı oluşturan sebebler tam olarak aydınlatılmamış olmakla beraber enfeksiyon, otoimmünite, allerji ve stres etyolojide yer almaktadır. Hastalık ortalama 40 yaş civarında başlamakla beraber hastaların %25'i 30 yaşın altındadır. Hastalığın semptomları bazen oldukca şiddetli olabilmekte ve hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. İntersitisyel sistitli hastaların doğru tanıyı almaları için geçen sürenin ortalama 2-5 yıl arasında olduğu saptanmıştır ve bu süre zarfında ortalama beş ayrı doktor tarafından görüldükleri bildirilmiştir. Birçok hasta teşhis konmadan 10-30 yıl süre ile bu hastalıkla birlikte yaşamaktadır.Hastalığın teşhisi tamamıyla hekimin uyanık ve şüpheci olmasına bağlıdır. Sistoskopi ile hastalığa özel görüntü izlenebilir. Tedavide pentosan polisülfat, antihistaminikler ve antidepresanlar kullanılmaktadır. Pentosanpolisülfat eksik olan GAG tabakasını kaplar.
Sistoskopi ile mesaneye girilerek özel iğneler aracılığıyla yapılan BOTOX enjeksiyonu ile tedavi yapılabilir. Minimal invazif ve invazif cerrahi tedavilerde vardır.


Eozinofilik Sistit
Sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genellikle allerjik öyküsü olanlarda izlenir. Disüri( idrarda yanma),urge(sıkışma hissi),hematüri ( idrarda kanama) ve suprapubik ağrı olur.Patolojik olarak mesane duvarını tutan eozinofilik infiltrasyon izlenebilir ve buna bağlı hidronefroz oluşabilir. Radyolojik olarak mesanede kitle ve duvar kalınlaşması şeklinde olan görüntü mesane tümörü ile karışabilir. Sistoskopi ile hastalığa özel görüntü izlenebilir ve bazen tümör benzeri görüntü verebilir.Tedavide antihistaminik, antiinflamatuar ilaçlar verilebilir ve gerekirse steroid başlanabilir.Kanamalarda ve medikal cevap alnamayan durumlarda TUR(transüretral rezeksiyon) yapılabilir. Hastaların %70'inde astım, allerjik rinit ve otoimmün hastalıklar gibi başka patolojilerde saptanmıştır

 

© 2016 - Op. Dr. Cem ÖZLÜK